top of page

Yirmi Bir Mart Dergisi




Sevgili arkadaşlarım,

Çağdaş İran şiiri başlıklı yazımı ve Nima Yuşıc’den ‘Ey İnsanlar’ şiir çevirimi, Yirmi Bir Mart dergisinde sizinle paylaşıyorum.

Bundan sonra yazdıklarımı ve çevirilerimi bu e-dergide okuyabilirsiniz.

İyi okumalar dilerim.






Nima Yuşic

Çağdaş İran Şiiri


Asıl adı Ali İsfediyari olan Nima Yuşic, 12 Kasım 1897’de, İran’ın kuzeyinde Yuş köyünde doğdu. Nima, İran’da çağdaşlarının takip ettiği serbest şiir akımını başlatan isimdir. Bu yüzden de İran serbest şiirinin kurucusu olarak bilinir. Nima’nın, sosyal ve eleştirel konulara değinmek için daha uygun olduğunu düşündüğü ve temelini attığı bu akım, ölçü ya da ritim gibi kurallara bağlı olmayan bir şiir akımdır.

Nima’nın gençlik yılları Soğuk Savaş dönemine denk geliyordu. O yıllar, İran’da Muhammed Musaddık’in başta olduğu darbe yıllarıydı. Nima 1920’li yıllarda sol görüşlü bir gençti ve Kızıl İran dergisinde çalışıyordu. Otuz yaşına basmak üzereyken şiirlerini Asker Ailesi başlıklı bir kitapla yayımladı. Ancak ilk kitabın mutluluğu uzun sürmedi ve o yıl babasını kaybetti. Bugün olduğu gibi o zamanlar da şiir yazmak bir iş olarak tanımlanmıyordu ve bütün bunlar olup biterken Nima işsizdi.

İran takvimine göre 1921 yılında 13. yüzyıl başladı. Ali İsfendiyari bu yılda, başka deyişle gençliğinin altın çağında, adını “Öncü” anlamına gelen Nima olarak değiştirdi ve bir yıl boyunca her hafta bu isimle yazdığı şiirleri bir gazetede yayınladı. Böylece, yüz yıllarca hiç bozguna uğramamış Divan şiirinin çerçevesine uymayan yeni bir şiir akımı başlattı.

Nima, her fırsatta serbest şiirin kendi hür düşüncelerinin dostça söylenebileceği bir şiir türü olduğunun altını çizerdi. Bir açıklamasında: “İnsan, ancak korkmadan konuştuğunda kim olduğunu söyleyebilir. Bir şair korkmamalı; kurallar şairlere göre değil. Anı yaşamak gerek, canlı olan, nefes alan bir zamanı…”

Nima bir dönem Tahran’da akademisyenlik yaptı. Fakat o hep dingin bir hayat istiyordu ve kendi köyü Yuş’a geri döndü. Orada bir öğretmen olarak yaşamını sürdürmeyi tercih etti.

6 Ocak 1960 tarihinde yakalandığı zatürreye yenik düşerek hayata gözlerini yumdu.



Ey İnsanlar!


Ey, sahilde oturup mutlulukla gülümseyen insanlar,

Biri suda can veriyor.

Boyuna kollarını bacaklarını çırpıyor,

Acımasız, kasvetli ve karanlık denizde.

Siz, sarhoşken düşmanınızı alt etme hayaliyle,

Bir zavallının elinden tutup,

Ondan daha güçlü biri yaratacağınızı

Düşünürken beyhude hayallerinizde.

Kemerlerinizi iyice sıktığınız bir anda,

Ne zaman bağırayım?

Biri göz göre göre boğuluyor suda.

Ey sahilde ferah sofralar kuran insanlar,

Önünüzde ekmek, sırtınızda urba,

Duyun … o size sesleniyor sudan,

Yumrukluyor yüce dalgaları yorgun kollarıyla.

Ağzı açık, dehşetten yırtılırcasına açılmış gözleri,

Gölgenizi görmüş olmalı uzaklardan…

Derin mor suları yutuyor,

An be an artan sabırsızlığıyla.

Dışarı çıkarıyor sudan,

Kâh kafasını, kâh bacağını…

Ey insanlar,

O, uzaklardan, bu yıpranmış dünyayı gözleriyle süzerek,

Feryat edip yardım umuyor.

Siz sahilde sakince oturup izliyorsunuz, insanlar!

Dalgalar …

Dövüyor sahilin sessizliğini,

Savuruyor kendini bir sarhoş gibi yerlerde,

Yayılıp, dağılıyor.

Uzaklaşıyor bağırtılarla,

Ve uzaklardan yine aynı ses duyuluyor,

-Ey insanlar!

Rüzgâr sesi gittikçe daha bir gönül çelici oluyor,

Rüzgâr sesinde onun bağırışı daha bir özgür…

Uzak yakın sulardan,

Yine kulakta aynı nida,

– Ey insanlar!


Nima Yuşic

Çeviri: Dariush Salehi

 
 
 

Commentaires


Subscribe Form

Thanks for submitting!

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter
  • LinkedIn

©2021 by Dariush Salehi. Proudly created with Wix.com

bottom of page